Opmer - Ana Sayfa
Şeffaf Numaralı Lens Renkli Kozmetik Lens Renkli Numaralı Lens Toric (Astigmat) Lens Renkli Toric (Astigmat) Lens Multifocal (Uzak+Yakın) Lens Sert (GP) Lens
Prostetik (İris) Lens Chromagen (Renk Körlüğü) Lensi Afak (Pediatrik) Lens Ortokeratoloji (Uyku) Lensi Lens Solüsyonları Lens Bakım Ürünleri
Arama :
ANASAYFA   |   İLETİŞİM
Bu sayfalar bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup; doğru yada yanlış anlaşılması kullanıcının sorumluluğundadır. Burda bulunan bilgiler asla teşhis veya tedavi önerisi olamaz asıl olan uzman bir göz hekimi tarafından yapılan teşhis ve tedavilerdir.
Yardım Konuları
Lens Hakkında
Göz Kırma Kusurları
Göz Hastalıkları
Glokom göz tansiyonu olan kişiler lens kullanabilirler mi?

Glokom değişik tipleri olan optik sinirde kalıcı ve ilerleyici hasarla, görme alanı kayıpları ve yüksek göz içi basıncı ile karakterize oldukça yaygın bir hastalıktır. Glokom körlüğe sebep olabilmektedir. Eğer glokom zamanında tanınır ve tedavi edilirse görme kaybınız önlenebilir. Birçok insan glokom hastası olup bu durumdan haberdar değildir. Glokom hastalığının belirtileri ancak çok ileri dönemlerde belirginleşir. Bu nedenle iyi bir göz muayenesinin önemi unutulmamalıdır. Dünya genelinde yaklaşık 3 milyon kişi glokom nedeni ile görme yeteneklerini kaybetmiş durumdadır. Glokomda temel risk faktörü yüksek göz iç basıncıdır.
Göz içi basıncı, aköz hümör denilen göz içi sıvısının gözden atılımına çeşitli nedenlerle direnç gelişmesine bağlı olarak artar. Eskiden glokoma neden olan tek faktörün yüksek göz içi basıncı olduğu düşünülürdü. Ancak göz içi basıncı kontrol edilen bazı hastaların görme alanında görülen ilerleyici hasar ya da göz içi basıncı normal olan kişilerde izlenen glokom, göz içi basıncının bu hastalığın tek nedeni olmadığını gösterdi. Optik sinirin göz içi basıncına dayanıklılığı da önemli bir faktördür. Normal toplumda göz içi basıncı değerleri 10 ve 21 mmHg arasındadır, her yüksek göz içi basıncına sahip kişi, glokom hastalığına sahip değildir. İleri yaşla birlikte göz içi basıncında bir miktar yükselme olabilir. Glokom hastaları düzenli olarak Kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler lokal; gözde yanma, batma, kızarıklık gibi olabileceğinden hastanın kontakt lens kullanması asla mümkün değildir.

Glokom Göz tansiyonu bulguları nelerdir?

Glokom (Göz tansiyonu) hastalığının belirli bir bulgusu yoktur; ancak ileri dönemlerinde görme kaybı çok ilerlemişse görmedeki azalma fark edilebilir. Erken görme alanı kayıpları hasta tarafından genellikle fark edilmez hatta ağır görme alanı kayıpları bile fark edilemeyebilir. Glokom hastalığı, belirgin bir bulgu vermediği için erken dönemlerinde ancak iyi bir göz muayenesi sonucu tanınabilir. Erken tanı ile hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkündür bu nedenle düzenli göz muayenelerinin önemi ihmal edilmemelidir.
Erken teşhis amacı ile glokom hastalığını günümüzde kullanılan yöntemlerden daha önce de tanımamızı sağlayacak yeni tanısal yöntem geliştirme çalışmaları günümüz oftalmoloji pratiğinde önemli bir yer tutmaktadır. Daha az rastlanan bir tür glokom olan açı kapanması glokomu; gözde ağrı, bulantı, kusma, görmede bulanıklık, ışıklar etrafında harelenmeler gibi bulgular verebilir. Açı kapanması glokomu hastaları, glokom hastalarına göre az bir miktarını oluşturur bu nedenle glokom hastalığının temelde hiçbir bulgu vermeden meydana gelebileceği unutulmamalıdır.

Glokom tipleri nelerdir?

En sık görülen glokom çeşidi; primer açık açılı glokomdur. Bu glokom çeşidinin neden meydana geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte normalde iris ve çevresi ile iris ile kornea arasındaki boşluğu dolduran aköz hümör denilen göz içi sıvısının göz dışına atılım yollarında bir direnç geliştiği bu nedenle de göz içi basıncının arttığı bilinmektedir. Bu yüksek basınç zamanla optik sinirde hasara neden olur. Açı kapanması glokomunda ise aköz hümörün akış kanallarında anatomik bir blok vardır. Örneğin periferik iris dokusu atılım kanallarını tıkayabilir. Bu glokom türü kronik (uzun sürede gelişim gösteren) veya akut (aniden gelişen) tipte olabilir. Akut açı kapanması glokomunda, ağrı, bulantı kusma, bulanık görme, ışıklar etrafında harelenmeler gibi bulgular olabilir. Bu durumda acil tedavi gereklidir. Kronik (uzun sürede gelişim gösteren) tipte ise akut (aniden gelişen) tipte görülen bulgular ortaya çıkmaz.

Normal basınçlı glokom tipi ise çok sık rastlanmayan ve nedeni tam olarak bilinemeyen bir glokom türüdür. Bu glokom türünde göz içi basıncı normal sınırlar içerisinde olduğu halde hasar meydana gelmektedir.

Çocukluk çağı glokomu, bu glokom çocuklukta başlar ve primer açık açılı glokom gibi zaman içerisinde etkisini gösterir. Bu hastalık nadir olarak izlenmektedir ve ailesel bir kökeni olduğu düşünülmektedir.

Doğumsal glokom hemen doğumda veya takip eden bir kaç yaş içerisinde tanınabilir. Bu glokomda sulanma, ışığa karşı hassasiyet, korneada bulanıklık ve gözlerin normalden büyük olması gibi bulgular olabilir.

Eğer gözünüzde glokom hastalığına dair başka bir bulgu olmamasına rağmen göz içi basıncınız yüksekse, oküler hipertansiyon tanısı alabilirsiniz. Bu durum glokom hastalığına sahip olduğunuz anlamına gelmez ancak glokom hastalığı açısından yüksek risk altındasınız demektir. Bu durumda sık sık kontrollere gitmeniz ve görme alanı tetkiklerini yaptırmanız yerinde olacaktır. Bazen göz içi basıncınız sınırda, optik sinirinizin şekli tipik glokom değişikliklerine sahip değil ancak şüpheli bir görünümde olabilir. Ayrıca yüksek göz içi basıncı, aile öyküsü, ilerlemiş yaş gibi risk faktörlerine sahip olabilirsiniz, bu durumda glokom şüphelisi tanısı alabilirsiniz gene kontroller ve tekrarlanan görme alanı tetkikleri yaptırmanız yerinde olacaktır.

Glokom muayenesi

Glokom tanısı, dikkatli bir göz muayenesi sonucu konabilir. Doktorunuz glokom tanısı koymadan önce bir dizi test yapacaktır. Göz içi basıncı, optik sinir başı, görme derecesi ve eşlik eden bulgular dikkatle incelenmelidir. Öykünüzde glokoma neden olabilecek faktörlerin bulunup bulunmaması önemlidir. Örneğin geçirilmiş her hangi bir göz yaralanması ilerleyen yıllarda glokoma neden olabilir. Düzeltilmiş görme keskinliğinizin derecesi, gözünüzün sağlığı konusunda oldukça önemli bir parametredir, ancak glokom hastalığında normal bir görme keskinliğinin var olabileceği unutulmamalıdır. Glokom hastalığı, optik sinirin göz içinde görülen kısmı olan optik sinir başında hasar meydana getirir. Bu nedenle optik sinir başı oftalmoskop denen bir cihazla veya farklı mercekler kullanılarak incelenmelidir. Bu amaçla göz bebeğini büyütmek için değişik damlalar kullanılabilir. Optik sinir başındaki veya sinir lifi tabakasındaki hasarı saptamak için yüksek teknolojili yeni cihazlar geliştirilmektedir ancak bu cihazların tanısal değeri henüz kesin olarak saptanamamıştır. Göz içi basıncı genel adı tonometre olan cihazlarla ölçülür.
Bu amaçla gözünüzün dış yüzeyini uyuşturmak için damla formunda kısa süreli anestezikler kullanılabilir. Göz içi basıncı, basınca duyarlı uçların korneaya dokundurulması ya da bir cihaz tarafından kontrollü bir şekilde hava püskürtülmesi ile ölçülür. Glokom, yaptığı sinir hasarı ile görme alanında kayıplar meydana getirir.
İşte bu kayıpları gösteren, görme alanı tetkiki tanıda ve glokom hastalığının izlenmesinde önemli bir yer tutar. Doktorunuz görme alanı tetkiklerinizi uygun görülen zaman aralıklarında tekrarlanmasını isteyebilir. Eğer 39 yaş veya üstünde iseniz her 3 veya 5 yılda bir göz muayenesi yaptırmanız tavsiye edilir. Her 1 veya 2 yılda göz muayenesini ise aşağıdaki şartlarda yaptırmalısınız;

50 yaş veya üzerindeyseniz,
Ailenizde glokom öyküsü varsa,
Geçmişte ciddi bir göz yaralanması geçirdiyseniz,
Kortizonlu ilaç kullanıyorsanız.

Glokom tedavisi

Glokom hastalığı için kesin bir tedavi yoktur. Ancak glokom hastalığının ilerlemesi kullanılan ilaçlar, lazer ya da cerrahi ile durdurulabilir ya da yavaşlatılabilir. Tedavinin ömür boyu sürmesi gereklidir ve sürekli olarak kontrollerin yapılması gereklidir. Glokom hastalığının tedavisi göz içi basıncını düşürmeye yöneliktir. Bu amaçla, çeşitli ilaçlar, lazer ve cerrahi yöntemler kullanılır. Kullanılan yöntemler göz içi basıncını düşürmek için ya aköz hümör (göz içi sıvısı) yapımını azaltmaya ya da göz içinden akışını arttırmaya yöneliktir. Göz içi basıncının arzu edilen bir seviyede tutulması optik sinirde meydana gelen hasarın ilerlemesini durdurur. Kullanılan ilaçlar ya da yapılmış cerrahi zaman içerisinde göz içi basıncını kontrol edemeyebilir. Bu durumda kullanılan tedavi yönteminin ya da ilaçların değiştirilmesi ya da yeni ilaçların eklenmesi gerekebilir. Kullanılan ilaçlar, damla, jel (merhem), hap şeklinde olabilir bazen açı kapanması glokomunda damardan verilen ilaçların kullanılması gerekebilir. İlaçların etkili olabilmesi için günde belli aralıklarla düzenli bir şekilde kullanılması gerekir. Göz içi basıncını düşürmek için kullanılan ilk yöntem genellikle damla formundaki ilaçlardır. Kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler lokal; gözde yanma, batma, kızarıklık gibi olabileceği gibi tansiyon düşüklüğü, nefes daralması gibi sistemik de olabilir. Bazı sistemik hastalıkları olanlar bu tür yan etkilere daha yatkın olabilirler.
Cerrahi tedavi genellikle göz içi basıncı ilaçlarla düşürülemeyen hastalar için kullanılır. Cerrahi, lazer ışını ile yapılabilir ancak lazer tedavisinin etkinliği glokom tedavisi için sınırlıdır ve zamanla etkisini yitirebilir. Lazer tedavisinin değişik şekilleri vardır ve kişilerin tedaviye verdikleri yanıt farklıdır. Bu nedenle lazer tedavisi sonrası ek herhangi bir girişime ihtiyaç duyulabilir. Eğer daha az girişim gerektiren yöntemler ile göz içi basıncı düşürülemezse cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi tedavi ile amaç göz içi sıvısının akacağı yeni bir yol oluşturmaktır. Cerrahi tedavi ameliyathane şartlarında yapılabilir. Cerrahi tedavi genellikle hastayı uzun süreli ilaç kullanmaktan kurtaracaktır.
Cerrahi tedavinin; enfeksiyon, kanama, göz içi basıncında istenmeyen değişiklikler ya da görme kaybı gibi komplikasyonları olabilir.

Glokoma engel olunabilir mi?

Ağrısız ve sessiz gidişi nedeniyle hemen hemen hiç bulgu vermeyen bu hastalık, ancak kontrol amacıyla göz muayenesi yapılan kişilerde ortaya çıkabilir.
Düzenli yapılan göz muayeneleri ile Glokomun tanısı mümkündür.
35 - 40 yaş arası bir kez,
40 - 60 yaş arası 2 -3 yılda bir kez,
60 yaştan sonra 1-2 yılda bir kez,
Risk grubundaki olgularda 35 yaştan sonra yılda bir kez,

Glokom hastalığında risk altında olanlar kimlerdir?

Toplumda Glokom hastalığı görülme oranı %2 dir. Birinci dereceden akrabalarında glokom olanlar, diyabet hastası olanlarda, Glokom riski normal bir bireye göre 3 kat daha fazladır.
Hiper tansiyon, damar tıkanıklıkları hastalıkları, migreni olan bireyler ve yüksek miyop görülen kişilerde glokom riski artar. Sigara kullanıcıları ve kortizonlu İlaç kullananlar.
  Design by
NormSoft
Anasayfa | Yardım | İletişim
Opmer.com   copyright © 2015